5 Nisan 2016 Salı

Fenomen olacağıma menemen olmayı tercih ederim


Ben de kişisel gelişim kitabımı buradan ( peyderpey) yayınlarım.

 Notingen: Daha çok yaratıcılık hakkında geçen yaz kafamda toparladıklarım. 

Doğmamış danazora mektuplar (part1)


Hayat bizi hep aşağıya çekmek isteyecek. Onunla mücadele edebilmek için elimizin altında silahlarımız olmalı. Hem de binlerce çeşitli güçleri olan, çünkü o her defasında başka bir şekilde karşımıza çıkıp sinirimizi bozmakla kalmayıp bize dünyamızı başımıza geçirecek kararları aldıracak.
Korkunç zaaflar geliştirecek, çıkmaz sokaklara sokacak, kendi kurduğumuz labirente muhabbet hapisler de yatıracak.

Ben bu hikayeyi biliyorum ben bu kitaplardan çok okudum diyorsan haklısınız ben de aynısını fazlasıyla yaptım,o kitapların bazıları “başarılı ol!” stresini daha fazlaca hissettirip kendime taptaze aşağılık kompleksleri edindirdi.

Bazıları özel olarak sadece yaratıcılıkla ilgili.
Burada da yani sanatsal üretim de çok daha büyük problemler var, yaptığımız işleri sergilemek onları satmak ve sosyal medya da cazip hale getirmek extra enerji, bilgi ve çevre gerektiriyor.
Sosyal medyada başarılı olmak için sürekli bir  şeyler satın almak isteyen, her şeyi beğenen akrabalarınız olmalı. (Aslında böyle şahane bir grup akrabanız varsa beni hemen aranıza almanızı isteyeceğim:)

Sosyal medyayla ilgili genel davranışları daha sonra yazacağım
Bu kitaplar her türlü fenalığa rağmen kendimle iyi anlaşıyor olmamı sağladı. Bana kesinlikle Level atlattılar. Özellikle bizim ülkemizde mutlu olmak bu kadar aşağılanırken...

Bu kitaplara ve söylediklerine cidden önem vermem kendi bataklığımdan çıkmamı sağladı.
Şimdi, benim de kendime ait umutsuzluktan çıkış haritamı çizmemin zamanı geldi.
Artık yelken açma zamanı yani. Bunun çok zaman önceleri bile kitaplara, defterlere notlar aldım, bu dünyadan nasıl davranırsam daha az zarar görüm çoğunu belirledim.

Hepsi diyemiyorum tabi insanlar yüzyıllardır değişmese de günlük hayatın kuralları sürekli değişiyor (mesela sosyal medya) tüm bu yeniliklere ayak uydurmak, kendini geliştirmek ve yeni panzehirleri bulmak gerekiyor. 
Bunları yapmadığım zamanlarda kendimi yastığına ağlayan çocuk gibi  görüyorum. 

Ağlamaktan ( bitişin son noktası olması anlamını taşıdığından) hep nefret etmişimdir.
Ve bunun ne kadar çözümsüz melankoli olduğunu da çok yakından biliyorum. Hemen yeni kitaplar notlara kendimi uğurluyorum.

Umarım sizde kendi deneyimlerinizi yazarsınız bir yerlerde yayınlarsınız. Okuyucunuzun olacağımdan hiç kuşkunuz olmasın. Ve herkesin kitabı olmasından yanayım onuda bildir şimdilik serin taş duvarlı malikaneme çekilirim..