7 Mart 2018 Çarşamba

Hayallerim A şıkkım ve sen nereye savruldunuz?

İnanılmaz bir şey oldu driv’m dolduğu için drop box açmaya karar verdim.
Daha önce de açtığımı biliyordum ama oraya resim yedeklediğimi unutmuşum.
Aman tanrım yüzlerce resim, foto, post yüklemişim orayı da doldurmuşum.
Ne fark ettim biliyor musun?  3 sene öncemle şimdiki halim arasında korkunç farklar var.
Cıvıl cıvılmışım elimde kalan projelere inancım tammış.
Duvarlarım resim, print, oyuncak kaynıyormuş.

Konuları büyük algılarmışım.
Hiç bu kadar kabuğuma çekip korku bazlı yaşamazmışım.

Hem egoma ne olmuş neredeyse sıfırlamışım.
İdasız sporcu yada sanatçı nasıl olur? Bence olmaz.


Çizimlerim çok daha iyiymiş özellikle siyah beyaz olanlar.
O zamanlar da hastalıklar vardı ama hiç bu kadar sağlık odaklı değilmişim.  
Etrafımda da umut hayranlık umutlar taşıyormuş. Duygularımız ölmüşte anlamsız
boşlukta top çeviri yormuşum gibi geldi.

Acaba saçlarımı sarıya boyattım ondan mı oldu?



Biran önce hiç bir şeyin anlamını tam bilemediğim ve bol bol üzüldüğüm
ama sevindiğimde de hayatı hücrelerime kadar hissettiğim günlere geri mi
dönsem yoksa mesafe ayarlarına devam mı etsem?

Neyse o dönemden bazı resimleri ısıtıp buraya koyabilirim.
Mesela yazarlık kursunda ne çok gülmüşüz oysa ne gergindik
herkes kendi yazdığını öne çıkmasını istiyordu.

Geri gelmesi imkansız dangalakça güzel anlar işte.
Umarım sildiğim daha eski resimler (on yıl öncemiz falan) karşıma çıkmaz.

O zaman olduğumuz yerde zıplayıp
"eski açık siyah deseneee deseneee" diye bağırıyoruz.