21 Nisan 2016 Perşembe

Bu suluk fazla mı delik?


Yaratıcılık kesinlikle öğrenilen bir eylem:

Değişen alışkanlıklarımızla birlikte beğenilerimiz de değişiyor. Eskiden yüzüne bakmadığımız kıyafetlerimizi moda olunca nasıl da maden bulmuşuz gibi saldırıyoruz.
Klasik sanat biter diyenlere şunu söyleyebilirim  biri çıkar o klasik resme öyle bir şey ekler ki, artık o resim tüm manasını değişir.
Böyle bir dönemdeyiz.
Kafamız da yarattığımız dünya önemli. Biçimler ve teknikler onu var etmek için bir yolunu bulacaktır. Sanatçı olmak kolay aslında fakat onu yaşam biçimi olarak devam ettirmek çok zor.
Çünkü günlük hayatın akışına tamamen ters yüzmeyi gerektirir. Dışarıdan yel değirmenleriyle savaşıyor gibi görünürsün çoğu zaman.
Mutlaka pes edeceğin zamanlar gelecektir. Eğer o şevki gizli bir sır gibi saklaya bilirsen bir yerde ilk darda kaldığında (ruhsal olarak) tutunacağın dal olacaktır.


Eğer sanatta kararlıysan:

Kesinlikle kendini yenilemeye, hergün onunla ilgilenmeye ve sevgili yalnızlığa kucaklarını sevgiyle açmalısın. Biraz mazoşist olmak gerekiyor. Ama karşılığında iyi bir zırha saip olacaksın. Özel güçlerin olacak birileri senin sanatını bilgisayarına indiriyor olacak.

İç konuşmaları denetle:

Bunu öğrendiğimden beri çok faydasını gördüm. İç konuşmalarımız en az dışarıya ilettiğimiz sözlerimiz kadar önemli. Sen kendini nerede görüyorsan karşındaki de onu görüyor (hatta kıskançlıklar yüzünden) daha da fazla aşağıda bir yerde.
“Bana ne benim değeri mi onlar mı ölçecek diyorsan” haklısın böyle kendinden emin olman çok güzel.
Kötü haber şu, sınıfındaki “geri zekalılardan”daha azıyla yetinmek yada sana patron muamelesi yapmasına hazır mısın bari?
İç sesin size “salak”, “beceriksiz”, “yeteneksiz” diyorsa muhtemelen çocukluğunuzdan beri biriktirdiğiniz dış seslerin içselleştirilmesindendir.
Yani birileri zamanında kendi komplekslerini fışkırtmış siz de onu “a a  bu kompleks ne güzelmiş tam bu senenin modası” diye içeri atmışınız. Yada kötü bir yakının sizi lanetlemek için söylediği sözü etiket gibi taşımışınız.
Onları haklı çıkartmayın!
Her zaman içinizde sizi yüreklendiren, moral veren
bir iç ses yerleştirin, tıpkı sizi gelişmenizi sağlayan akılcı sesleri koyduğunuz gibi.
devamı vardır (dedim ya peyder pey yayınlayacağım diye)