Nişantaşı'nda her zaman alışveriş yaptığım markete her şey ateş pahası
100 lirayı beş dakika da erittim.
Çok kalabalık, millet seçimi bekliyorlar bizim gibi.
Yoksa 30 derecede buralarda in + cin top sektiriyor olurdu.
Önemli keşif şu ki dünyanın en pahalı kırtasiyesine girdim
kendimde ki hasar tespiti için (ne kadar eksik malzemem var diye yani)
o ne karşımda çok değişik bir boya kalemi
tanesi 25 liraydı galiba.
Hem pastel hem kuru boya hem de sulu boya olan
bu kaleme hayran oldum.
Kahve rengi favoridir tüm renklere yakışır. Siyah öylemi ama... O yok mu o, girdiği yeri boğar yutar leşe çevirir
şaşırtıcı olan beyazın da renkleri bozma gibi sinir bozucu huyu vardır...
Neyse gerisini kitaba yazayım.
Tabi hep uğradığım kafeye gidip mola verdim bana bir sürü kağıt verdiler çocuk gibi sevindim. Karalamalar yaptım
işte ya:

