sanki içimde demir adam yada asık suratlı bir müdür var.
Ama sınıf öğretmenim her şeyi denemem için cesaretlendiriyor.
Okulun açtığı kurslar var, bizim çocuklar ahçılığı seçtiler, niyetleri yemek yemekti fakat sonradan anladılar ki kendi yapacakları yemeği yemek zorun dalar.
He he bu onlara cezaydı aslında.
Pencereden izledim, kuş yuvası gibi yemekler yapıyorlar, maydanozu bayrak gibi en üste
dikmek için yarım saat uğraşıyorlar.
Sonunda da o bayat ama sevimli bir yemeği yiyorlar. öyk.
Belki de amaç aslında şu: "önceki hayatının kıymetini bil" dir.
Sınıfta benden daha dalgın bir çocukla arkadaşız.
Kendi durumunu anlattı, kurs seçmek zorundaymış öylesine bir şey seçmiş, gözlerin kapamış rastgele birini seçmiş.
Parmağının altında şu yazıyormuş: "uzay atmosferinin dışında yaratıcı TV yazarlığı" mış.
ilk derste hemen bunları almışlar bir uzay aracı ile satrüne mi ne götürmüşler.
Hatırlamıyor gezegeni, şöyle diyor:
Belinde çember olan gezegenlerden biriydi işte.
Zaten o kadar hızlı vardık ki belkide arka sokakta bir stüdyo daydık,
neyse 86 kişiyle yaratıcı tv programcılığı dersi başlamış,
hocalarının dört kolu varmış iki burnunu da rahatlıkla karıştıra biliyormuş,
Keşke i phone yanında olsaymış,
işin tuhaf tarafı diğer öğrenciler daha önce hiçbiri televizyon seyretmemişler.
Hoca "bu daha iyi bilirseniz yazamazsınız zaten" demiş. ilk derste iki yumurtayı kendisi yiyemediği için (bir seremoniyle) kayalıkta kıran insanlar hakkında yazalım Oyunculuk budur zaten" demiş.
En kırmızı Arkadaşın Ælora >^ (kalp çıktı mı?)
