1 Mart 2014 Cumartesi

Yaşlılığın iyi yanları da var hey dostum:


Bir kere her şeyi hatırlamıyorsun, bazen de işine gelmeyenleri hatırlamıyorsun. Hatırladıklarını kırpıp kırpıp yıldız yapıyorsun. Sonra  ota boka üzülmüyorsun. Bir sürü şey de seni yormuyor artık çünkü sen den umudu kesiyorlar, sadece işleri düşünce dürtüyorlar. Onın da kolayı var “kime bakmıştın canım?” diyorsun.
Kafanda bir sürü anı oluyor (yalan yanlış kurgulanmış) flash bag’lerle yeterince kafan dolu olduğu için sürekli dvd oynatıcı açık geziyorsun... Ayy bu konudan çok sıkıldım, Twitter de artık jpg. ler moda oldu miriiiim öle iki satır yaz geç değil de şıkır şıkır görselli, bööle photosoplu falan.
Bu iyiye işaret, demek ki algımız görsele daha müsait.
Komik dizilerin bir mevzuları varsa en azından o hikayeyle sürüklüyorlar 
Ama  skeç çekenler için üzülmemek mümkün değil. Yaklaşık 90 dakika nasıl güldüre bilirsin hem de sesli insanı, ha soruyorum sana günlük?. Suya sabuna dokunmayacaksın  belden aşağı da bir yere kadar kullanabilirsin, reklamlar da öyle haşa dokunamazsın zor dostum zor.
Aslında şu bilgisayarın başından kalkmadan günlerini geçirebilir insan ama o da bir süre sonra bitiriyor.Sanki saydam tırtıllar beynini yemeğe çalışıyor, yeşil yapış yapış virüs gibi ama değil, beyin dalgalarınla dalga geçiyorlar. 
Okuduğum kitapta insanın kendisinin giydiği renkten, yürüdüğün MANZARALI YOLDAN (?), yediklerinden çok etkilendiğini söylüyor. Etki alanlarımız say say bitmiyor, 672 sayfa boşuna koymamışlar kitaba, peki tamam bazı sayfaları kitap kurtlarına ikram olsun diye koymuş olabilirler ama hepsini asla.