Bir kere her şeyi
hatırlamıyorsun, bazen de işine gelmeyenleri hatırlamıyorsun. Hatırladıklarını
kırpıp kırpıp yıldız yapıyorsun. Sonra
ota boka üzülmüyorsun. Bir sürü şey de seni yormuyor artık çünkü sen den
umudu kesiyorlar, sadece işleri düşünce dürtüyorlar. Onın da kolayı var “kime
bakmıştın canım?” diyorsun.
Kafanda bir sürü anı oluyor
(yalan yanlış kurgulanmış) flash bag’lerle yeterince kafan dolu olduğu için
sürekli dvd oynatıcı açık geziyorsun... Ayy bu konudan çok sıkıldım, Twitter de
artık jpg. ler moda oldu miriiiim öle iki satır yaz geç değil de şıkır şıkır
görselli, bööle photosoplu falan.
Bu iyiye işaret, demek ki
algımız görsele daha müsait.
Komik dizilerin bir
mevzuları varsa en azından o hikayeyle sürüklüyorlar
Ama skeç çekenler için üzülmemek mümkün değil.
Yaklaşık 90 dakika nasıl güldüre bilirsin hem de sesli insanı, ha
soruyorum sana günlük?. Suya sabuna dokunmayacaksın belden aşağı da bir yere kadar
kullanabilirsin, reklamlar da öyle haşa dokunamazsın zor dostum zor.
Aslında şu bilgisayarın
başından kalkmadan günlerini geçirebilir insan ama o da bir süre sonra
bitiriyor.Sanki saydam tırtıllar beynini yemeğe çalışıyor, yeşil yapış yapış
virüs gibi ama değil, beyin dalgalarınla dalga geçiyorlar.
Okuduğum
kitapta insanın kendisinin giydiği renkten, yürüdüğün MANZARALI YOLDAN (?),
yediklerinden çok etkilendiğini söylüyor. Etki alanlarımız say say bitmiyor, 672
sayfa boşuna koymamışlar kitaba, peki tamam bazı sayfaları kitap kurtlarına ikram olsun diye koymuş olabilirler ama hepsini asla.
